Anonim

Anonim sordu:

Erkek arkadaşımla sevişmelerimiz hiç birinde boşalamadım hatta bazen kuruluktan prezervatif çıkıyor doyasıya boşalmayı çok istiyorum yalıyor falan ama yine de olmuyor. Acaba sorun bende mi

image

Ben BEŞ şık öngörüyorum.  

1) Ön sevişmeyi kısa tutuyorsunuz.  Uzatın.             ZAMANI DEĞİŞTİR

2) Sevişme ortamınız müsait veya iç açıcı değil.       MEKANI DEĞİŞTİR

3) Fikren, bedenen  sevişmeye hazır değilsin          KENDİNİ DEĞİŞTİR

4) Prezervatif küçük alete bir boy büyük geliyordur,KAPUTU DEĞİŞTİR

                            SORUN HALA DEVAM EDİYORSA…

5) Partnerinden zannettiğin kadar etkilenmiyorsun. ERKEĞİ DEĞİŞTİR.

Öyle, şıpın işi iki öptüm, üç yaladım, yallah soktum olmuyor canım. 

O… Seni okşayacak, öpecek, ısıracak, avuçlayacak, parmaklayacak, tokatlayacak, yalayacak, santim kuru yerin kalmayacak.

Sen… Ürpereceksin, inleyeceksin, titreyeceksin, yalvaracaksın.

Zaten o aşamaya geldiğinde göreceksin ki oran kuru değil…  :)  Yağ gibi kayacak içinde alet… Haydi bol sevişmeler size…

imageShe moans loudly as she feels the first spurt of cum. As he continues to unload inside, nature takes over and she convulses around him with one of the most powerful orgasms to tear through her. The only thing on her mind is draining his cock and getting pregnant…

Kocamın İlgisizliği arkadaşının yatağına itti.

 Kocamın İlgisizliği beni arkadaşının yatağına itti - Mutsuz Bir Ev Orospusunun Mastürbasyon Hikayeleri - @by Mutsuz Orospu

          Kemal öğretmenle o unutulmaz saatler yaşadığım ve vedalaştığımız son sevişmemizin üzerinden sonra uzun bir süre korkuyla yaşadım. Apartmandan çıkarken bizi gören Sinan işyerinde eşime söyler mi acaba diye diken üstündeydim. Sonra baktım, kocamın hiçbir şeyden haberi yok, benim ayı yine eski ayı, rahatladım.

          Aslında Sinan da yakışıklı, çok çapkın, bir o kadar da esprili, rahat bir adam… Hanımı da öyle… Öyle rahat insanlar ki… Bize geldiklerinde özellikle Sinan ortalığı kırar geçirir, fıkralar, açık saçık espriler gırla gider, gülmekten yerlere yatarım. Kocamın ilgisiz suskunluğundan sonra onların sohbetleri, yanımızda bizden hiç çekinmeden öpüşüp koklaşmaları hoşuma gider. Evliliklerine imrenirim hep…

          Bir aydan uzun bir süre geçmişti olayın üzerinden… Ben rahatlamıştım iyice… Bir hafta sonu yaklaşırken kocam Sinan ve karısının geleceğini haber verdi. İki küçük çocukları vardı, benim oğlumla yaşıt… Oğlum da sevindi geleceklerine… Yemekleri hazırlarken aklımın bir köşesinde hep Sinan vardı. O günden sonra ilk defa karşılaşacaktık. Acaba nasıl geçecekti hafta sonu, merak içindeydim.

          Çok güzel geçti. Cumartesi akşamı geldiler. Sinan yanında kalite bir şarap getirmişti içmemiz için… Oturup yemek yedik, biz bayanlar şarap, beyler rakı içtiler. Çocuklar odalarına çekilip kendi aralarında yemek yiyerek oyunlar oynadılar.

          Sinan yine aynı şekilde komiklikler, bel altı fıkralarla, biz hanımlara yemek tarifleriyle ortamı ısıtıyor, kahkahalarla sohbet ediyorduk. Yemekten sonra sofrayı topladık. Biz kızlar mutfakta bulaşıkları yıkamaya girişirken beyler de kahve içip maç sohbeti yaptılar. Özlem’e,

          -“Ne güzel… Eşinle evde hiç canın sıkılmıyordur Özlem…” dedim. “Öyle komik ki… Yerlere yattım gülmekten…”

          -“Evet ama çok konuşuyor Gül… Bazen inan başımı ağrıtıyor çenesiyle…”

          -“Benimki de tam tersi… Hiç konuşmaz. Sizin gelmeniz bana ilaç gibi geldi. Sayenizde stresimi attım.”  

          Geç saatlere kadar oturduk. Eşli okey oynadık, sohbet ettik. Tabi kumarcı kocam oyunları çok iyi bildiğinden onları yendik. O arada çocuklar uyuyup kalmışlardı. Üzerlerine örtü örtüp

          -“Uyandırmayın çocukları, bu gece bizde kalın. Yarın nasıl olsa tatil…” dedim.

            Olur mu olmaz mı derken kaldılar. Misafirlere bizim yatak odamızı hazırladım rahat etmeleri için… Biz kocamla oturma odasında yatmaya karar verdik. Kocam Sinan’a bir şort, forma verdi. Ben de Özlem için penye pijama çıkardım. Balkonda bir süre daha oturduk. Yine fıkralar, muhabbetler derken sonunda odalara çekildik.

           Onlar bizim yatak odasına gitti, biz de oturma odasında kocamla ayrı kanepelerde yattık. Başını yastığa koyar koymaz, rakıyı da içen kocamın horultusu yükseldi hemen… Bir yandan ayının horultusu, bir yandan değişik yatakta yatmanın rahatsızlığı, uyuyamadım bir türlü… Susması için dürtüyordum ama ne fayda, top patlasa duymazdı içki içtiğinde… Aradan bir saat geçti, duramadım, uykum gelsin diye süt içmeye karar verdim.

          Kalkıp mutfağa gittim. Holün loş ışığından yararlanıp misafirler rahatsız olmasın diye ayaklarımın ucuna basa basa ışığı yakmadan işimi gördüm. Bir bardak süt ılıştırıp içtim. Yine geldiğim gibi sessizce çıktım. Yatak odasının kapısından geçerken bizimkilerin seslerini duydum. Hala uyumamışlar, cilveleşiyorlardı. Özlem’in kıkırdayan sesi Sinan’ın rahat durmadığını gösteriyordu.

Kocamın İlgisizliği beni arkadaşının yatağına itti - Mutsuz Bir Ev Orospusunun Mastürbasyon Hikayeleri - @by Mutsuz Orospu

          -“Uslu dur… Yapma Sinan, ayıp olur Gül’e, kocasına…” diyordu ama sesi çok istekli çıkıyordu.

            Dayanamayıp kapının önünde kaldım.  Hoşuma gitmişti yaptıkları… Misafirlik falan dinlemiyorlar, hiç çekinmiyorlardı ne güzel…  Oturma odasının kapısına gidip kulak kabarttım, kocamın horlaması hala devam ediyordu. Horlama dinlemektense azgınları dinlemek daha iyi geldi bana…Tekrar yerime döndüm. Sesleri dinlemek kesmedi, yatak odasının kapısının önünde eğilip anahtar deliğinden bakmaya çalıştım. Yaptığım şeye inanamıyordum ama kendimi de alamıyordum bir türlü…

          Kapının yarısı buzlu camdı. İçerideki sesler artmış, Özlem’in kikirdemeleri inlemeye dönüşmüştü. Yatağın gıcırtısı da koroya katılmış, ritmik bir yatak gıcırtısı sesi Özlem’in inlemelerine eşlik ediyordu. Eğilip anahtar deliğinden bakarken sabahlığımı aralayıp elimi mini geceliğimin altından amıma götürdüm, okşamaya, parmaklamaya başladım.

         Yatak odasının kırmızı gece lambasının ışığı altında Sinan’ın sırtını görebildim önce… Özlem’in bacaklarını omzuna almış, gidip geliyor, pompalıyor, kadını bağırtacak dereceye getiriyordu. Gözüm alışınca ince detaylara varana kadar gördüm. Hem görüntü, hem içeriden gelen zevk inlemeleri beni çıldırtacak dereceye getirmişti.

Kocamın İlgisizliği beni arkadaşının yatağına itti - Mutsuz Bir Ev Orospusunun Mastürbasyon Hikayeleri - @by Mutsuz Orospu

         Onların inlemelerine benim ohlamalarım karıştı. Onlar boşalırken ben de inleye inleye orgazm oldum kapının önünde… Kendimi kaybetmiştim boşalırken, başımı kapıya çarptım, tok bir ses yankılandı oluşan sessizlikte… Hemen kalkıp içeriye, yatağıma kaçtım. Nefes nefeseydim.

          Yatak odasının kapısı açıldı. Biraz sonra da çocukların oda kapısı… Benim oğlan mı kalktı acaba, bizim azgınların arasında ayak altında dolaşıp engel olmasın diye hemen kalkıp odaya gittim. Sinan vardı içeride… Üzerinde sadece bir şort, ve önündeki kabarıklığıyla… Hala inmemişti siki… Çocuklara bakıyordu. Beni görünce fısıltıyla,

          -“Çocuklara bakıyordum…” dedi. Kapının yanından ben de fısıltıyla cevap verdim.

          -“Ben de kapı açıldığı için kalkmıştım.” dedim. Sanki gizli bir iş yapıyormuşuz gibi… O arada Özlem de geldi. O da çocuklara baktı. Sonra kolumdan çekip kulağıma,

          -“Bizim duş almamız lazım Gül…” diye fısıldadı.

          -“Tabi, ben havlu vereyim.” dedim. Yatak odasına gidip havlu çıkardım. Özlem de yanıma gelmiş, konuşup duruyordu.

          -“Benimki rahat durmadı yine… Ter içinde bıraktı beni… Azgın herif… Ne misafirlik dinliyor, ne uyku saati… Kalktı mı indirecek ille… Neyse, bereket misafirlikteyiz diye bir kerede kaldı. Yoksa, evde olsak dibimi çıkarmıştı yine…”

           Gülerek yatağın halini gösterdim ona… Çarşaflar nevresimler bumburuşuk olmuş, top gibi bir tarafa atılmış, yastıkların her biri bir tarafa saçılmış…

Kocamın İlgisizliği beni arkadaşının yatağına itti - Mutsuz Bir Ev Orospusunun Mastürbasyon Hikayeleri - @by Mutsuz Orospu

          -“Şikayet ediyorsun ama pek tek taraflı olmamış Özlem… Sen de katılmışsın ona… Baksana, yatakta bomba patlamış, savaş yapılmış gibi…” Baktı, güldü o da,

          -“N’apim arkadaş… Adamda hüner çok… Bir başladı mı beni de azdırıyor, savaş yapıyoruz gerçekten… Hele bu gece daha da azdı,. Bomba patladı dediğin gibi…” dedi. Elimden havluyu bornozu alıp banyoya girdi. Mutfağa geçen Sinan’la baş başa kalmıştık. Elinde sigara paketi vardı.

          -“Gel balkona gidelim” dedim. Gülümseyerek, “Hem sigaranı içersin, hem terin soğusun biraz, sıcaklamış gibisin…”

          Güldü, birer bardak soğuk kola lalıp balkona geçtik. Balkondaki şezlonglara oturduk bir süre sessiz sessiz kolamızı içtik. Hafif esen rüzgar iyi gelmişti. Sinan’ın gözleri üzerimde yoğunlaşmıştı. Baktım, sabahlığın önü açılmış farkında değilim.

                      Kocamın İlgisizliği beni arkadaşının yatağına itti - Mutsuz Bir Ev Orospusunun Mastürbasyon Hikayeleri - @by Mutsuz Orospu

          Üzerimdeki mini gecelik meydandaydı. Sütyensiz memelerim incecik gecelik kumaşından belli oluyor,  Sinan çıplak bacaklarımla gözlerine ziyafet çekiyordu. Kapatmaya yeltenmedim hiç… Sonra konuşmaya başladı,

          -“Bu saatte aklıma Karadeniz fıkrası  geldi yine…” dedi. “Bir gün Temelle Fadime samanlıkta sevişirlerken, Dursun’un karısı da ahırın kapısından bunları dikizliyormuş…” dedi. Kulaklarım dikiz lafını duyunca dikildi, diken üstünde fıkranın devamını dinlemeye hazırlandım. Sinan ise devamını getirmeden sustu, yüzüme baktı,

          -“Hoşuna gitti mi?” diye sordu.

          -“Ne hoşuma gitti mi? Daha fıkraya yeni başladın…” dedim.

          -“Bizi izlemek diyorum, hoşuna gitti mi?… Özlem’le sevişirken  sen de kapının önündeydin… İnlemeni duydum”

            Cevap vermedim. Utanmış, yüzüm kızarmıştı. Elimi tuttu uzanıp… Çekmek istedim, bırakmadı.

           “Utanmana gerek yok. Biliyorum, kocan seni çok yalnız bırakıyor. Gençsin, güzelsin…” Diğer elini uzatıp çıplak bacağımı okşamaya başladı parmağının ucuyla…  “Yalnızlık zor… Ben karımla biraz ilgilenmesem, yalnız bıraksam hemen çıkıp bir delilik yapar. Onun için boş bırakmamaya çalışıyorum karımı…” Yüzüme baktı,

            “Ya sen?” Parmağı geceliğin etek altına giriyordu. Elimi elinin üstüne koyup engel olmaya çalışırken korkuyla balkon kapısına baktım gelen giden var mı diye…

          -“Ben?”

          -“Sen de delilik yapar mısın? Yalnız kaldığında… Kocan seni doyurmadığında, ilgilenmediğinde…”

          Sustum. Cevap vermedim. Başımı önüme eğdim hüzünle… Kemal geldi aklıma… Onunla sevişmelerimiz… Beni bağırta bağırta sikmeleri… Sevişme sonraları huzurlu, mutlu, doygun yatarken birbirimizi okşamalarımız… Orgazm olurken yaşadığım korkunç zevkler…

Kocamın İlgisizliği beni arkadaşının yatağına itti - Mutsuz Bir Ev Orospusunun Mastürbasyon Hikayeleri - @by Mutsuz Orospu

           Kasıklarım ateşlenmeye başladı. Az önce şarjımı boşaltmıştım oysa… Balkonun loşluğunda Sinan’ın yiyecek gibi bakışları, elimi tutan, bacağımı okşayan elleri, anlattıkları yine azdırmıştı beni… Bir de hemen içeride kocamın uyuyor olması… Karısının iki adım ötede banyo yapması… Yasak bir şey yapmanın verdiği verdiği heyecan… Adrenalin… Ben cevap vermeyince o devam etti,

          -“Biliyorum, sen de yapıyorsun. Geçen gün seni o gençle gördüğümde anladım. Kocanın karakterini bildiğimden bir şey anlatmadım ona… Sana hak verdim, acıdım…”

          Gözlerim dolmuştu, ağlamak üzereydim. Başımı kaldırıp hüzünle yüzüne baktım.

          -“Gerçekten anlıyor musun Sinan? Yoksa beni etkilemek için mi böyle konuşuyorsun?” 

          -“İnan anlıyorum seni Gül… Ben kadın ruhundan anlarım. Kocan gibi, hem de en kalınından bir zonta değilim ben…” 

          İçimden geldi aniden… Başımı uzatıp dudaklarını öptüm hafifçe… Hoşuma gitmişti söyledikleri… O da karşılık verdi, saçlarımdan tutup kendine çekti, hırsla dudaklarımı emdi, ağzımı aralayıp dilini içeriye soktu, dilimi okşadı.  Eli de bu arada rahat durmuyor, geceliğimin eteğinin altına dalmış, kızışan amımı sıkıştırıyor, külodumun üstünden okşayıp duruyordu. Beni bayıltan Fransız öpücüğü bitip bıraktığında nefes nefeseydik. Kendimizi toplayana kadar banyonun kapısı açıldı, Özlem yanımıza geldi. 

          -“Banyo çok iyi geldi valla… Hadi Sinan, sen de yap, rahatla..” diyerek kocasını gönderdi banyoya… Kocasının yerine o oturdu. Saçlarını kurularken, “Benimki böyle işte Gül… Olup olmadık yerlerde olmadık şeyler yapar hep… Ama çok güzel oluyor şekerim, fantazi, heyecan katıyor hayatımıza…” dedi.

            Esefle, kıskançlıkla az önce kocasının öptüğü dudağıma götürdüm parmağımı… Öptüğü yeri okşadım. Bacaklarımı sıkıp kan hücumuyla dudakları kabaran amımı sakinleştirmeye çalıştım.

          -“Ne güzel…” diyebildim. “Keşke benim kocam da seninki gibi olsaydı… Ne güzel olurdu…”

          -“Keşke şekerim…” dedi. Sesimdeki kıskançlık havasını sezmiş miydi ne? Koltukları kabarmış gibi geldi bana… “Umarım düzelir senin kocan da, benimki gibi ilgi gösterir sana…” Başımı iki yana salladım, hüzünle,

          -“Sen inanıyor musun buna? Düzeleceğine…” dedim.

            Cevap vermedi. Sessizce kalkıp yatağıma döndüm. Onlar da banyolarını yapıp yattılar. Bir zaman uyku tutmadı yine… Dönüp durdum yatakta… Sinan’ın okşamaları, öpmesi aklımdan çıkmıyordu. Yeni bir aşka yelken mi açıyordum ne? Benim bildiğim zampara, kadın ruhundan anlayan, Don Juan kılıklı Sinan bu işi burada bırakmazdı. 

          Sabah herkes uyurken kalktım, kahvaltı hazırlamaya başladım. Kocamı gevrek, boyoz, börek, bir şeyler alması için gönderdim. Ben mutfakta uğraşırken Sinan geldi. Balkona geçmek isterken arkamdan sürtünerek geçti. Balkona masayı hazırladı. Tekrar geldi.

          Salatalık soyup dilimliyordum tezgahın üzerinde… Arkamdan yaklaşıp dayandı, önümdeki tabaktan bir dilim salatalık alıp ağzına attı. Şortunun önündeki kabarıklığı arkamda hissediyordum. Boynumda nefesini dolaştırdı, kokumu içine çekti, ürperdim,

          -“Oh, mis gibi kokuyorsun Gül…” diye fısıldadı. “Tazecik çiçek gibi, gül gibi kokuyorsun. Bu sabah çok güzelsin…”  İnledim,

          -“Lütfen yapma Sinan…” dedim. Şakadan elimdeki bıçağı gösterdim ona… “Beni uyarıp duruyorsun, sonra da karına gidip beceriyorsun. Ben kocamla baş başa, aç ve doyumsuz kalakalıyorum.

Kocamın İlgisizliği beni arkadaşının yatağına itti - Mutsuz Bir Ev Orospusunun Mastürbasyon Hikayeleri - @by Mutsuz Orospu

          Senin yaptığın şey hiç de centilmence değil. Beni düşünmüyorsun. Hem bırak beni, yoksa biri görecek. Her an uyanıp gelir birileri…”

           Gerçekten az sonra ev halkı uyanmaya başladı. Teker teker geldiler, şamata başladı. Kahvaltı yaptık güle oynaya… Gezmeye çıktık hep beraber,  günü tamamladık, hafta sonu tatili bitti.

          Sabah kocamı işe, oğlanı okula gönderdim. Evde yalnız kalmıştım. Ortalığı toplayıp hafta sonu dağılan evin işlerini yapmaya başladım. Çarşafları çamaşır makinesine atarken Sinan’ların bumburuşuk yaptığı çarşaf geldi elime… Kokladım. Sperm, parfüm kokuyordu çarşaf… Onun erkek kokusunu içime çektim. Tam o sırada telefonum çaldı, elimdeki çarşafla koştum, açtım.

          -“Günaydın Gülüm…” dedi Sinan… “Müsait misin? Müsait oldğunu biliyorum. Şu anda yalnız başına olmalısın.”

          -“Yalnızım ama müsait değilim.” Dedim. Kikirdedim, “Senin kirlettiğin çarşafı yıkıyorum şu anda… Spermlerin bulaşmış” dedim. Tekrar kokladım çarşafı… Güldü o da…

          -“Ben de o konuda konuşacaktım. Gelebilir misin hemen?”

          -“Bilmem ki…” diye yanıtladım.

            Aslında can atıyordum. Anahtar deliğinden sevişmesini seyrettiğim, şortunun önündeki kabarıklığını kalçalarımda tattığım Sinan’ın kucağına atlamak, deli gibi sevişmek istiyordum. Hem de bir an önce… Hemen… Çok, ama çok istiyordum onu…

          -“Lütfen, kırma beni… Sen de istiyorsun, biliyorum. Daha parmağımı değdirdiğimde nasıl ürperdiğini, nasıl isteklendiğini gözlerimle gördüm. Öperken dilimi emmen, parmak gibi kabaran meme uçların seni ele veriyor Gül… Kabul et ne olur… Hem kendine, hem bana işkence yapma…

            “İstiyorum seni kadın… Seninle sevişmek istiyorum. Sana zevk vermek, zevk almak istiyorum, anlasana beni…Senin açlığını gidermek, sekse doyurmak istiyorum… Oh… Seni sikmek istiyorum Gül… Becermek istiyorum… Emin ol, senin de hoşuna gidecek, bırakmak istemeyeceksin…”

          Onun makineli tüfek gibi konuşması, açık saçık sözcükleri çok doğalmış gibi kullanması hoşuma gitmiş, tahrik etmişti beni… Amımı okşadım heyecanla… Ağzımdan tek bir sözcük çıktı,

          -“Peki…” diyebildim.

          -“Adresi veriyorum, hemen gel. Sabırsızlıkla bekliyorum seni…” diyerek adresi yazdırdı.

                       Kocamın İlgisizliği beni arkadaşının yatağına itti - Mutsuz Bir Ev Orospusunun Mastürbasyon Hikayeleri - @by Mutsuz Orospu

          Telefonu kapatıp yatak odasına koştum. Gardrobu açıp en seksi iç çamaşırlarımı, en açık giysilerimi giydim. Bir taksiye atlayıp verdiği adrese gittim. Sinan zili çalmadan kapıyı açtı, beni karşıladı. Gözleri parlıyordu beni içeriye alıp kapıyı kapatırken,

          -“Geleceğini biliyordum… Teşekkür ederim…” dedi.

          Etrafıma bakındım. Küçücük bir daireydi. Minimal döşenmiş, sadece gerekli eşyalar konulmuştu. Amerikan mutfak vardı bir köşede… Karşıdaki kapı da evin diğer odası, yatak odası olmalıydı.

          -“Güzel, şirin bir yermiş…” dedim.

          -“Evet, severim burayı… Hoşuma gidiyor…” Yüzüne baktım,

          -“Severim dediğine göre sık sık geliyorsun demek… Kaç kadın getirdin buraya benden önce?”

          -“Çok… Saymadım hiç…”

          -“Kimin peki burası?”

          -“Bir arkadaşımın…”

          -“Kaçamak yeriniz yani burası… Ortak garsoniyeriniz… Tavladığınız kadınları buraya atıyorsunuz…” Ben evi inceleyip konuşurken Sinan arkamdan gelip sarıldı, boynumu öptü…

                      Kocamın İlgisizliği beni arkadaşının yatağına itti - Mutsuz Bir Ev Orospusunun Mastürbasyon Hikayeleri - @by Mutsuz Orospu

          -“Evet, bir bakıma öyle… Hatta bazen grup takıldığımız da oluyor…”

            Zampara herif diye geçirdim içimden… Şimdi de beni sikeceksin… Hemen arkama dayadın bile kalkmış sikini…

          -“Özlem’in haberi yok mu peki bu evden, kaçamaklarından…” Askılı bluzumun bir hayli oyuk olan kol altından soktuğu elleri göğüslerimi okşuyordu şimdi… Başımı arkaya atıp inledim uçlarını ovalarken…

          -“Karımı da doyuruyorum. Öyle bir sikiyorum ki, benim nereye gittiğimi, kimi siktiğimi sorgulamaya hal bırakmıyorum karımda…” 

            Eli eteğimin altına girmişti şimdi… Bacaklarımı, külodumun üstünden amımı okşuyordu. Yine inledim zevkle…

          -“Bizim evde siktiğin gibi mi? Anahtar deliğinden röntgenledim sizi… Karının bacaklarını omzuna almıştın, pompalayıp duruyordun…” Eli amımı sıkıştırırken dudaklarını boynumda .gezdiriyordu. Arkamdaki şey kazık gibi olmuştu.

          -“Demek sen sonradan geldin röntgene yaramaz kız… Önceki pozisyonları kaçırmışsın, görmemişsin…”

          Kendimi kucağından kurtarıp ona döndüm. Şehvetten gözüm kararıyordu. Boynuna sarıldım, parmaklarımın ucunda yükselip dudaklarını öptüm. Öpüşmeye başladık. Göğüslerim eziliyordu aramızda… Elleri yine eteğimin altına dalmış, bu kez kalçalarımı avuçluyordu. Sonunda dudaklarımı kurtarabildim vantuzundan…

Kocamın İlgisizliği beni arkadaşının yatağına itti - Mutsuz Bir Ev Orospusunun Mastürbasyon Hikayeleri - @by Mutsuz Orospu

          -“Görmedim. Hadi bana göster o pozisyonları… Bakalım beni de bağırtabilecek misin karın gibi… Ben de göreyim, gerçekten anlattığın gibi var mı?”

          -“Ohhh… Gül… Bitiriyorsun beni… Öyle isteklisin ki… Ne kadar aç bırakmış bu kocan seni… Merak etme… Dibine kadar doyuracağım seni… Öyle bir sikeceğim ki…” Gömleğinin düğmelerini açmaya başladım sabırsızlıkla,

          -“Hadi öyleyse… Bekletme beni… Ne yapacaksan yap… Dayanamıyorum…”

            Gömleğini çıkarıp çıplak tenini okşadım. Pantolonunun fermuarını açtı, kalkmış sikini dışarıya çıkardı. Geniş göğsünü okşaya okşaya, öpe öpe aşağıya indim. Çömelip dışarıya çıkardığı sikini yalamaya başladım.

            Bir iki emdikten sonra daha yalamaya doymadan tutup zorla ayağa kaldırdı. Elini eteğimin altına sokup tanga küloduma asıldı, tek hamlede yırtarak çıkardı külodumu… Sonra da duvara dayadı beni… Bir bacağımı kaldırıp sulanmış amıma bir kerede geçirdi sikini…

          -“Ahhh….” diye inledim acıyla… “. Yavaş Sinan…”

          Sinan’ın beni dinlediği yoktu hiç… Kudurmuş gibi saldırıyordu. Sikinin tamamını geçirdi amıma… Acıdan tırnaklarımı sırtına geçirdim. Durmaksızın gidip gelmeye başladı. Ellerini yukarıya sıvadığı bluzumun altından sokmuş, memelerimi avuçlarken, dudaklarımı kemiriyordu.

          Dört koldan dalmış, ayakta sikiyordu beni… Kalın yarağının verdiği acı geçti, bu kez verdiği zevk dalgası tüm vücudumu kapladı. Sımsıkı boynuna sarılıp yerdeki bacağımı da kaldırdım, ikisini beline doladım halka yapıp… Sırtımı duvara vura vura beceriyordu şimdi…

          Nefesim kesiliyordu kalın siki yara yara amıma girip çıkarken… Kalçalarıma ellerini parmaklarını avını yakalayan kartal pençesi gibi geçirmiş, indirip kaldırıyordu durmaksızın… Döndü, odanın içinde ayakta durdu.

          Öyle güçlüydü ki… Gerçekten aygır gibiydi. Gerilen kaslarını bacaklarımda, kollarımda, tüm bedenimde hissedebiliyordum. Bir süre odanın içinde geze geze kucağında hoplattı beni… Sonra bir anda kenardaki geniş deri koltuğa adeta top gibi fırlatıp attı. Çok sert sikişiyordu adam…

Kocamın İlgisizliği beni arkadaşının yatağına itti - Mutsuz Bir Ev Orospusunun Mastürbasyon Hikayeleri - @by Mutsuz Orospu

          Daha ben kendimi toparlayıp nefes alamamıştım ki, hiç durmadan üstüme geldi, bacaklarımı aralayıp tekrar amıma girdi. Başım dönüyordu, hızına yetişemiyordum. Tam bir pozisyona alışıp zevk almaya başladığımda eviriyor, çeviriyor, bambaşka bir pozisyona geçiyordu.

           Neye uğradığımı şaşırmış, perişan vaziyetteydim. Saçım başım dağılmış, feryat ediyordum zevkten… Bacaklarımın arasında gidip gelirken bir bacağımı kaldırıp pergel gibi ayırıp giriyor, o vaziyetteyken çeviriveriyor, domaltıp arkamdan giriyor, kalçalarımı tokatlaya tokatlaya sikiyordu beni…

          -“Yeter artık Sinan… Ohhh… Yeter… Bitirdin beni…” diye yalvarıyordum.

                      image

          Bacaklarım zangır zangır titriyordu altında boşalırken… Sinan ise aldırmıyordu bile… Kendimi yere atmak istiyordum, o bırakmıyordu. Belimden tutup gidip gelmelerine, dibime kadar sokup çıkarmalarına devam ediyordu.

          Sonuncu boşalmam sırasında bacaklarım omzundayken o da dayanamadı, orgazm olmaya başladı. Bağırarak sikini çıkardı içimden, göğüslerime, karnıma, amıma püskürtmeye başladı. Ağzıma gelenleri dilimle yaladım. Sikini tekrar ağzıma soktu, kalanları da ağzıma akıttı, yalatıp temizletti.

          -“Ohhh… Yala yavrum… Yalaa…” diye inliyordu sikini emerken…

          O gün saatlerce becerdi beni o küçük sevimli garsoniyerinde… Evin her tarafında dolaştıra dolaştıra sikti, her pozisyonu denedi üzerimde… Sikilmedik yerim kalmadı. Viagra mı almış nedir, bir türlü doymak bilmiyordu. Akşama doğru nefes alamaz, belimi doğrultamaz hale gelmiştim ki, saat geç olduğu için bırakmaya razı oldu.

                       Kocamın İlgisizliği beni arkadaşının yatağına itti - Mutsuz Bir Ev Orospusunun Mastürbasyon Hikayeleri - @by Mutsuz Orospu

          Bacaklarım titriyordu dermansızlıktan… Belimden tutup banyoya götürdü, duşun altına soktu, her yerime akıttığı döllerini temizledi. Güzel bir banyo yaptırdı bana… Kendime gelebilmiştim. Güç bela giyindim. Çıktık.

          Arabasıyla evimin bir sokak ilerisine kadar bıraktı. Ayrılırken arabanın içinde sarılıp dudaklarıma yumuldu bir eli bacaklarımı, bir eli memelerimi okşarken… Ahtapot gibiydi. Ellerini tutup üstümden çekmeye, ayrılmaya çalıştım.

          -“Bırak, yeter artık. Biri görecek şimdi, rezil olacağız Sinan…” diye zorlukla ayrıldım.

          -“Bekliyorum aşkım… Ne zaman sevişmek istersen, bir telefonun yeter… Hemen uçarım. Duyulacak falan diye endişe etme. Bu konularda tecrübeliyim. Suda yürür, izimi belli etmem. Kocana uydur bir şeyler, atla gel her zaman… Eğer istersen grup da ayarlayabilirim. Benim için problem değil istiyorsan…”

          -“Senin gibisini ne duydum, ne gördüm…” dedim gülerek… “Çok azgınsın Sinan… Damızlık gibisin, doymak bilmiyorsun bir türlü… Özlem’e acımaya başladım.” Güldü,

          -“Merak etme Gül’üm… Karımın şikayeti yok pek… Onu fazla rahatsız etmemek için nefsimi dışarıda köreltiyorum zaten… Sen kendine bak. O hıyarın eline bırakma kendine yazık etme…”

          -“Yani… Bugün bana yaptığın nefsini köreltmek miydi? Canımı çıkardın yahu…” dedim.

Kocamın İlgisizliği beni arkadaşının yatağına itti - Mutsuz Bir Ev Orospusunun Mastürbasyon Hikayeleri - @by Mutsuz Orospu

          -“Öyle… Gece de karımı halledicem. Sen ne zannediyorsun beni?  Kocanla karıştırma sakın…”

          -“Merak etme, karıştırmam. Zaten karıştıracak hal mi bıraktın? Baksana, ne haldeyim?” diyerek eme eme morarttığı, çürük içinde bıraktığı memelerimi gösterdim bluzumun yakasına asılıp…

          “Geri kalan taraflarım da aynı… Dua ediyorum, kocam ayda bir ben istediğim zaman sevişiyor benimle… Yoksa bu çürükleri anlatamazdım. Anlardı hemen…” Eğilip tekrar o çürüklerin üzerinden öptü,

          -“Özür dilerim Gül… Sikişirken kendimi kaybediyorum bazen… Hele senin gibi güzeli, çıtırı olursa… Affet beni…” dedi.

          Arabadan inip merdivenlerden dizlerim titreye titreye evime çıkarken, hala arabada söylediklerine gülüyordum kendi kendime… Ne adamdı ama… Ne erkekti… Kendimi yatağa attım eve girince…

           Halsiz yatarken aklıma söylediği şey takıldı… Eğer istersem grup da ayarlayabilirmiş. Kalkıp oturdum. Herhalde yalan söyleyecek hali yok diye düşündüm. Gözlerimi kapattım. İki, belki üç erkeğin arasında kaldığım, her yerimin ellenip okşandığı, sikildiğim sahneler geldi gözümün önüne…

          Sonra Özlem… Benim evimde, yatağımda o gece Sinan’ın beline bacaklarını dolayıp sikişen Özlem… Kocası vurdukça havada sallanan çıplak bacaklarını, kocasının girip çıktığı yumruk gibi olmuş, içinden sular fışkıran ıslak amcığını, taş gibi memelerini hatırladım. Yine kendimi o iki azgının arasında hayal ettim. Sinan ikimizi birden sikerken…

           O yorgun halimle içim gıcıklandı… Denesem mi acaba derken yakaladım kendimi… Dur bakalım…

 Kocamın İlgisizliği beni arkadaşının yatağına itti - Mutsuz Bir Ev Orospusunun Mastürbasyon Hikayeleri - @by Mutsuz Orospu

Kocamın İlgisizliği

 image

          -“Tiyatro gösterisi bu akşam… Geleceksin değil mi?”  diye sordum nescafe fincanının üzerinden…

          -“Yetişmeye çalışırım, işler çok yoğun bugünlerde…” diye homurdandı kocam gazeteden başını kaldırmadan…

          Ayı, konuşmak için az önce yeni ısırdığı tostunu yutmayı beklememişti. Ağzını açtığında yediği tostun ayrıntılarını görmek zorunda kaldım bir an, aceleyle gözlerimi bu iğrenç manzaradan kaçırıp midemin bulantısını güçlükle bastırdım.  Artık oğlunun rol aldığı oyuna baba olarak gelmesinin şart olduğunu anlatmaya, gelmesi için ısrar etmeye gücüm kalmamıştı. İçimi çekerek omzumu silktim. On yıldır evliydim bu adamla ve biliyordum ki ne kadar dil döksem, yine bildiğini okuyacaktı. Ve hala yemek yerken konuşmaması gerektiğini öğrenememiş bir ayı ile evli olduğum gerçeğini değiştiremeyecektim.

          Kalkıp az önce okul servisine yetişmek için koşarak çıkan minik oğlumun odasını toplamaya gittim. Bir yandan da neden bu adama katlanıyorum hala diye düşünüyordum. Oğlumun pijamasını katlamak için elime aldığımda kokusunu içime çektim. İşte buydu sebebi… Oğlum… Onun mutsuz olmasına, anne babasının boşanma aşamalarını izlemesine dayanamazdım. Oğlum evdeyken kocamla tartışmıyordum bile kavgamıza tanık olmaması, etkilenmemesi için… İçime atıyordum her şeyi…

          Görücü usulü evlendiğim, 17 yaşımdayken ailemden istemeye geldiklerinde zenginliğiyle, parasıyla gözünü kamaştırdığı babamın damat diye üstüne atladığı adam, evlendikten sonra baş başa yaşamaya başladığımızda gerçek yüzünü göstermişti bana… Kadın ruhundan anlamayan, benimle vakit geçirmektense erkek arkadaşlarıyla maç, balık, kumar muhabbetini daha çok seven,  ev ve aile kavramlarını sadece ihtiyaçları maddi yönden gidermek olarak algılayan bir erkek…

          İlk evlendiğimiz dönemde bana olan ilgisi kısa zamanda alışkanlığa dönüşerek bitmişti. Hele çocuğumuz doğduktan sonra karı koca ilişkimiz iyice kötülemişti. Evde kadın var mı yok mu görmüyor, canı istediğinde ya da benim zorlamamla yatıyordu benimle… O yatma da öyle kısa sürüyordu ki daha ben ne olduğunu anlayamadan bitiveriyor, sırtını dönüp horlamaya başlıyordu.

          İlgisini çekebilmeyi denedim bir süre… Kıskandırmak istedim. Çocuk yokken açık saçık giyindim, iç çamaşırı kullanmadım. Dışarıda uzun bacaklarımı gösteren mini etekler, yırtmaçlar, dekolte bluzlar giydim. Ama maalesef, adam umursamıyor bile, tam bir kör… Genç bir kadınım. Tam seksi doyasıya yaşamam gereken bir yaştayım. Benim de ihtiyaçlarım var. Utanarak söylemek zorundayım, hem de oldukça fazla ihtiyacım var. Sürekli sekse aç olduğumdan mı abartıyorum bilmiyorum ama yabancı bir erkek elimi tutsa değişik duygulara kapılmaya başladım. Hele Kemal…

image

          Oğlumun sınıf öğretmeni Kemal… O aklıma gelince ürpererek gözlerimi kapadım. Oğlumun okulunda okul aile birliği başkanı seçilmiştim. Öğretmeni genç ve yakışıklı biriydi ve bekardı.  Toplantılarda sürekli beraber oluyorduk. Hele bu sene oğlumun okulda yapılacak gösteri ve oyun için her gün çalışmalara katılması nedeniyle daha sık görmeye başlamıştım onu… Provalara beraber gidiyorduk. Oyunun başarılı olması için sürekli ilgileniyor, giysilere, çocukların hazırlanmasına, her şeye koşturuyordum. Çocuklara oynayacakları roller ve ezberleri için yardım ediyordum. Kemal bey yanıma gelip bir şeyler söylüyor, bir şeyler istiyor, bir telaşla günlerimiz birlikte geçiyordu.

          Okulun tiyatro salonunda hazırlanıyorlardı gösteriye.. Arkada minik bir kulisi vardı. Çocukların giysileri, dekorlarla doluydu daracık yer… Etrafımızda minikler cıvıl cıvıl, onları zaptetmeye çalışırken, içeriye dışarıya gidip geliyor, şakalar yapıp gülüşüyorduk. Bir ara çocuklar ve Kemal beyin içeriye gireceği sırada ben çıkmak istedim, ikimiz aynı anda kapıda sıkıştık. Geçmek isterken bedenlerimiz birbirine yapıştı, göğüslerim onun göğsünde ezildi. Bir başka gün başroldeki çocuğa yapacağı takla hareketlerini ikimiz beraber gösteriyorduk. Dengesini kaybeden çocuğu düşmemesi için ikimiz iki yanından atılınca eli benim göğsüme geldi, straplez bluzumun üzerinden göğsümü tuttu. Çocuğu düzeltene kadar o şekilde kaldı eli… Ne yaptığını anlayınca da göz göze geldik. Ateşe değmiş gibi elini çekti. Yüzü kızardı,

          -“Şey, özür dilerim… İnanın bilerek olmadı…” dedi.       

          -“Olur böyle şeyler hocam, önemli değil, kendinizi üzmeyin…” diyerek gülümsedim. Ama içim içime sığmıyordu. Bilerek yapıp yapmadığı konusunda emin değildim.

          O günden sonra ilişkimiz değişti. Sizli bizli olmaktan çıkmıştık. Ne zaman baksam bakışlarını üzerimde yakalıyordum. Yeni yetme çocuklar gibi telaşla başını çeviriyor, kızarıyordu yakalandığında… Benim de hoşuma gidiyordu onu etkilemek… Eh, güzel kadınım ne yalan söyleyeyim… Hele artık tarz haline haline getirdiğim açık giysilerim, mini eteklerimle her görenin baktığı bir kadınım… Benden genç olmasına rağmen bu yakışıklı öğretmenin ilgisini çekmek kadınlık gururumu okşuyordu. Provalarda bana dokunuşları, güzel gülüşü, bana hayran bakışları geceleri rüyalarıma girmeye başlamıştı. Kocam yanımda yatarken, üstüme çıkıp bacaklarımın arasında gidip gelirken ben gözlerimi yumup O’nu, onunla seviştiğimi hayal ediyordum. Her gece değişik senaryolar yazıyor, kuliste, sahnede, evimde, yatağımda Kemal’le sevişirken boşalıyordum.

          Sonunda gösteriyi yaptık. Kocam başladıktan sonra geldi. Bitmesine yakın da işi olduğunu bahane edip ayrıldı. Benimse telaştan onu görecek gözüm yoktu. Çocuklar çok başarılı oldular. Diğer birkaç veliyle beraber çocuklara yardım ediyor, sahne giysilerini değiştiriyor, koşuşturuyordum. Oyun ve bizim telaşımız bitti, herkes beğendi. Seyirciler oyun sonunda alkışlarken Kemal elimden tutup unutulmaz maddi ve manevi yardımlarım nedeniyle sahneye beni de çıkardı. Utandım, yüzüm kızardı. Etrafımızdaki miniklerle beraber, Kemal’in eli elimde seyircileri selamlarken çok mutlu oldum.

          Herkes dağıldı. Oğlum dışarıda bizi beklerken biz aceleyle sahne arkasında gelişigüzel saçılmış giysileri toparladık. Son elbiseyi askılayıp yerine koyarken ellerimiz birbirine değdi. Elektrik çarpmış gibi oldum. Gözgöze geldik. Çok sevinçliydi.

          -“Her şey için teşekkür ederim Gül…” dedi o sevinçle, kollarını açıp sımsıkı sarıldı. Beklemiyordum, şaşırıp kaldım. Bir şeyler mırıldanıp sevincine ortak olmak için ben de ona sarıldım. Göğüslerim ezildi, öyle sıkıyordu beni kollarında… Traş losyonuyla karışık erkek kokusunu alabiliyordum. Daha  doyamadan da bıraktı beni… Utanmış, yüzü kızarmıştı. Benim de… Ama benim kızarıklığım utanmaktan değil, içimdeki ateştendi. Kollarının arasında biraz daha kalabilmek için çok şey verebilirdim.

          -“Şey… Özür dilerim… Sevinçten…” dedi. Gülümsedim, elimi koluna koydum,

          -“Özür dilemene gerek yok Kemal… Ben de senin kadar seviniyorum. Çok güzel oldu her şey… Beni onore ettiğin için ayrıca teşekkür ederim…”

          Gözgöze geldik bir an… Bir şeyler söylemek istedi, vazgeçti. Onun yerine ışığı kapatıp bizi bekleyen oğlumun yanına gittik. Eve nasıl döneceğimizi düşünmeyen kocamın yerine Kemal arabasıyla bizi eve bıraktı. Arabadan inip vedalaşırken elimi sıktı. Normalden biraz daha uzun tuttuğu elimi kavrayan eli ateş gibi yanıyordu..  Ürperdim. İlk kez flörtüyle çıkan bir genç kız gibi heyecanlıydım.

          Gece yatakta dönüp durdum. Kendimi o sahne arkasında Kemal ile birlikte hayal ettim. Ne sahneler kurdum… İkimiz yalnızız… Öpüşüyoruz, koklaşıyoruz… Mini eteğimi kaldırıp külodumu aşağıya sıyırıyor, kadınlığımı yalıyor… Duvara yaslayıp, bacağımı kaldırıyor… Sırtım duvarda, bacaklarım beline dolanmış vaziyette ayakta gidip geliyor içimde… Askılardaki sahne giysilerini yere atıp yatak yapıyoruz kendimize, yerde bacaklarımı açıp içime giriyor, kıyasıya beceriyor beni… Offf…. 

image

          Ertesi gün cumartesiydi, veli  toplantısı vardı. Kahvaltıda eşime, kabul etmesinden korka korka,

         “Dün çok yoruldum, veli toplantısına babası olarak sen git bugün…” dedim. Yüzünü buruşturdu,

         “Benim bugün işim var, geç geleceğim, sen halledersin… Beni uğraştırma öğretmenle müdürle… Sen git, ben oğlanı annemlere bırakırım…” dedi ve çocuğu alarak çıktı.

          Gerçekten korkmuştum kabul edecek diye… Kemal’i görecektim bugün… Yine… Yalnız kalınca sevinçle, içim coşarak banyoya koştum. Kokulu şampuanlarla küvetin içinde kendimi dinlendirip zaten her zaman bakımlı olan bedenimin her yerinin temizliğini yaptım. Pırıl pırıl, kaymak gibi olmuştum.

          Güzelleşmek için aynanın karşısına geçtim, makyajımı yaptım. Düğüne gidermiş gibi en seksi iç çamaşırlarımı, mini etekli döpiyes elbisemi, yüksek topuklu ayakkabılarımı giyip okula gittim.  Çok fazla veli gelmemişti. Sınıfta toplandık. 

          Kemal sınıftan içeriye girip bizi selamladı. Ön sırada beni görünce gözleri parladı gibi geldi bana… Çocukların minik sandalyesine oturunca mini etekli, parlak çorap giydiğim bacaklarım meydana çıkmıştı iyice… O tahtanın önünde velilerle konuşurken sık sık bana bakıyordu. Bana baktığı anlarda gözleriyle beni soyduğunu hissediyordum. Öyle ateşli bakıyordu ki,  gözlerimi kaçırmak zorunda kalıyor, sonra yeniden bakıyor, diğer velilerle konuşurken onun yakışıklı yüzünü seyrediyor, hayallere dalıyordum.

image

         Veli toplantısı bir saat falan sürdü. Herkes çıkmaya başladı. Sınıfın kapısında bir başka veli olan bayan arkadaşla sohbet ederken yanımıza geldi. İkimize birden hitap ediyordu,

        -“Bugün gerçekten sevindim geldiğiniz için, size teşekkür etmek istemiştim. Bir de sizden ayrıca bir fikir almak istedim.” Yanımdaki arkadaş,

        -“Tabi hocam, konu neydi?” diye sordu. 

        -“Yeni bir daire kiraladım da… Sizin zevkiniz güzeldir. Fikirlerinize ihtiyacım var. Ne olur, müsaitseniz bir bakmanızı isteyecektim. Bir de sizin tanıdıklarınız vardır, eşya alacaktım oturma grubu,  perde gibi… Bayan olarak bana yardımcı olursanız sevinirim” dedi gözümün içine bakarak…

        -“Tabi hocam, ne demek… Size yardımcı olmak bizim görevimiz… Tanıdığım mobilyacı ve perdeci var. Beraber gider, sizi onlarla tanıştırırım, indirim de yaptırırız…” dedim.

        Biz iki bayan okuldan çıkıp Kemal öğretmenle beraber önce mobilyacıya gittik. Oturma grubu, yemek ve yatak odası beğendik. Benim beğendiğim ve gösterdiğim takımı almaya karar verdi hemen… Perdeciye gidip perdelerin desenini de beraber bakıp seçtik. Yalnız pencerelerin ölçülerini almamış Kemal, Böyle gezerken yanımızdaki bayan arkadaşa telefon geldi,

        -“Arkadaşlar, bana müsaade… Eşim gelecek, benim gitmem lazım…” diyerek yanımızdan aceleyle ayrıldı. Kemal üzülmüş görünüyordu,

        -“Hay allah, ben de size evimi göstermek istiyordum fikir vermeniz için… Üzüldüm şimdi…” dedi. Yüzüne baktım,

        -“Neden üzüldün Kemal, anlayamadım…” dedim.

        -“Ayla hanım gittiğine göre senin evine tek başına gelmeni teklif edemem, yakışık almaz. Ona üzüldüm.” Gülerek kolunu tuttum…

        -“Aman Kemal… Dert ettiğin şeye bakar mısın? Neler de düşünüyorsun böyle sen? Neden gelemezmişim, yabancı mıyız biz? Bunca zamandır okulda birlikteyiz. Bana yabancı muamelesi yapmana kırıldım şimdi… Aşk olsun…” dedim.

        Ölçüleri almak için perdeciden metre istedik. Arabasına binip evine doğru yola koyulduk. Koltukta ona doğru dönüp oturuyordum. Göz ucuyla bacaklarıma baktığını fark ettim. Işıklarda durduğunda bana dönerek konuşuyor, espriler yapıyor, sohbet ediyorduk. İçim kaynıyordu sevinçten…

         Eve geldik. Dairesine çıktık. Fazla büyük değildi fakat manzarası mükemmeldi. Balkona çıkardı beni, deniz görüyordu ev, imbat rüzgarı esiyor, fırıl fırıl insanı serinletiyordu. Bayılmıştım.

         Biz balkondayken siparişini verdiğimiz mobilyaların geldiğini gördük. Yarım saat içinde her şey taşınmış, gardrop, dolaplar, yatak monte edilmişti bile yerlerine… Ceketimi çıkardım, askılı bluzumla odaları dolaşıp pencerelerin perde ölçülerini almaya başladık biz de…

         Yatak odasını ölçerken hayli geniş yatağa baktım yan gözle… Örtüleri yoktu, yeni alınmış ikiz yatak ambalajıyla öylesine konuluvermişti bazanın üzerine… Yatağın yan tarafında duvara monte edilen gardrobun önünde boydan boya aynalı sürgü kapaklar vardı. Ölçüleri alırken bir yandan da aklım şeytanlığa çalışıyordu. Kemal bu geniş yatakta sevişirken o gardrop aynalarında kendini de görecekti. İçim bir hoş oldu. Ürperip kendime gelmeye çalıştım.

          Salona geçtik. Koltuk takımı öylesine konulmuştu. Yerini beğenmedim, değiştirmek için üçlü koltuğun bir kenarına asıldım, yerinden oynamadı. Kemal gelip yardım etti. Koltuğun ucunu düzeltmek için eğildim, duvara doğru iterken bluzumun yakasından görünen göğüs dekolteme baktığını fark ettim.

image

            İstifimi bozmadım, tam aksine, iyice görsün görülecek ne varsa diyerek yaptığım işi uzattım. Kendimi onunla iki sevgili olarak hayal ettim. Yaramazlığım üstümdeydi yine…  İşim bitince oturup şöyle bir baktık beraber, beğendik.

           -“Of, iş yapınca susadım ben Kemal…” dedim.

           -“Mutfakta her şey var Gül…” dedi. “Ne istersen vereyim…”

           -“Yok, hayır, bu evde kadın olarak ben varım, ben yaparım…” diyerek her anlama çekebileceği bir cümle kurup mutfağa geçtim. 

           Eski oturduğu evin mutfak eşyalarını getirmiş, kullanmaya bile başlamıştı gerçekten… Birer neskafe yapmak için işe giriştim. Hiç ses çıkarmadan kenarda duruyor, beni izliyordu.

           -“Ne oldu Kemal bey? Sesiniz çıkmıyor, daldınız?” dedim

            -“Hiç… Senin gibi güzel bir bayanın elinden çoktandır bir şeyler içmemiştim… Hele bu bekar evimde, mutfağımda bana kahve yapman… Büyülendim…”  İltifatlara alışıktım ama onun ağzından duymak bir başka olmuştu.

           -“Şımartma beni lütfen…” diyebildim.

           -“Gerçek söylüyorum Gül…” dedi ve yanıma gelip omzuma elini attı. Çıplak tenimde elinin temasıyla irkildim. Az kalsın elimdeki fincanı düşürecektim. “Gerçekten yaptığın her şey için çok teşekkür ederim.”

           Bana kalsa ve biraz daha bu durum devam ederse hemen kucağına atlayacaktım. Gözlerimi kapadım bir an ve açılıp kapanan burun deliklerime o mis gibi erkek kokusunu çektim. Bu delirtici koku ve dalyan gibi erkeksi görünüşü, hemen yanıbaşımda duruşu, elinin teması beni azdırıyordu. Tüm kadınlık duyularımın ayaklandığını hissediyordum. Ama yapamadım. Onun yerine,

           -“Hadi içeriye gidelim, oturalım. Kahvelerimizi içerken ben biraz dinleneyim. Bu yüksek topuklar ayaklarımı ağrıttı. Uzun zamandır ayaktayım.” Diyebildim. İçeriye salona gittik. Yeni gelen koltuğa kendimi attım. Kahvemi yudumlamaya başladım. Ayaklarım gerçekten sızlıyordu.

           -“İstersen ayakkabılarını çıkar, rahat edersin, ayakların dinlenir…” dedi Kemal… Hemen ayağımdan çıkardım ayakkabıları, zavallı ayak parmaklarımı rahatlatmak için bacak bacak üzerine atıp eğildim, çorapların üzerinden masaj yapmaya çalıştım. Kemal gözlerini ayırmadan bana, ayaklarıma bakıyordu. Bacak bacak üstüne atınca eteğim sıyrılmıştı biraz, yine aldırmadım. Biraz sonra içeriye gitti, elinde bir plastik geniş kap ve suyla geldi. Kabı önüme koyup içini suyla doldurdu.

           -“Bu ne Kemal?” diye sordum merakla…

           -“İçeride tuzlu su yaptım. Ayaklarını sok, rahatlasın. Benim yüzümden oldu bunlar… Ayacıkların yoruldu.” dedi.

           -“Suya sokamam, ayağımda çoraplarım var.” Diye itiraz ettim. Arkasını döndü,

           -“Hadi çıkar lütfen… Bekliyorum”diyerek üsteledi. Eteğimi kaldırıp çorapları çıkardım ayağımdan… Şimdi bacaklarım bembeyaz meydandaydı. Ayağımı kabın içindeki suya soktum. Gerçekten iyi gelmişti. Suyun sesini duyunca döndü,

            -“Nasıl? Rahatladın mı?”

            -“Evet, çok iyi geldi doğrusu…”  

            -“İstersen parmak uçlarına masaj yapabilirim. Çok iyi masaj yaparım…” diyerek sağ ayağımı eline alıverdi benden yanıt beklemeden, ıslak ayağımı dizlerine kaldırıp ayak parmaklarımı ovmaya, masaj yapmaya başladı. Sol ayağım yerde,  suyun içinde, sağ dizim havada, ayağım onun kucağındaydı. Külodumu gördüğünden emindim.

image

            -“Bu güzel, minik ayakları yorduğum için özür dilerim Gül…” dedi kısık bir sesle… Parmak uçlarımı çok güzel ovalayan uzun parmaklı güçlü elleri topuklarıma yönelmişti. Oradan baldırlarıma yükseldi. Öyle güzel geldi ki… Elimde olmadan dudaklarımın arasından “Ohhh…” diye bir inilti çıktı.

            -“Nasıl, güzel değil mi?” diye sordu yine… “Haydi, geriye yaslan, tadını çıkar…”

            Parmakları dizime çıkmıştı masaj yaparak… Gözleri bacaklarımda, baldırlarımda, desenlerini ezberlercesine altımdaki tanga külodumda geziniyordu parmakları tenimi okşarken… Öylesine kışkırtıcı bir vaziyetteydik ki… Pantolonunun önünün kabardığını görebiliyordum. Benim de ondan kalır yerim yoktu. Acaba ıslaklığımı da görüyor mudur diye geçti aklımdan… Dizimden yukarıya çıktı. Engel olmaya kalkmadım. O da bunu biliyordu. Zevk alıyordum. Boğuk, her zerremi titreten erkek sesiyle konuşmaya başladı,

            -“Çok güzelsin Gül… Seni gördüğüm andan beri değişik hisler besledim. Yanlış anlama ama, sana hayranım, seni çok beğeniyorum. Zaten yanlış anlamandan korktuğum için açılamadım sana bir türlü… Tam idealimdeki kadınsın sen…”

image

            Arkaya yaslanmıştım eli mini eteğimin altına girdiğinde, zevkten geberiyordum. Konuştuklarını duyunca doğruldum, ayağımı yere bastım. O da önümde oturduğu yerden doğruldu, dizlerinin üzerinde dururken, ben otururken yüz yüze, göz göze  geldik. İkimiz de susuyorduk. Gözlerimiz konuşuyordu ve beni ne kadar çok istediğini söylüyordu gözleri… İstekle, arzuyla bakıyordu bana o gözler…

             Yavaşça dudağıma bir öpücük kondurdu. Bir daha… Gözlerimi kapattım. Çok hoşuma gidiyordu dudaklarının teması… Sonra o temas iyice arttı, dudaklarımı vahşice öpmeye başladı. Ben de onu öpüyordum. Diliyle, dudaklarıyla okşuyordu, alt dudağımı emiyordu. Öpüşürken beni yana devirdi, koltuğa uzattı boylu boyunca…

            -“Bu anı öyle bekledim ki Gül…” diyordu ihtirasla… “Öyle çok hayalini kurdum ki bu anın… Hala inanamıyorum.” diyordu sürekli…

            Telaşlı elleriyle üzerimdeki bluzu çıkardı. Kasıklarıma kadar sıyrılan eteğimi de… Kalçalarımı kaldırarak yardımcı oldum daracık eteği çıkarmasına… Sütyenim de diğerlerinin yanına fırlatıldı. Meydana çıkan çıplaklığımı seyretti bir süre… Tanga külodum vardı sadece üzerimde… Bacaklarımı sımsıkı kapatmış, kadınlığımı sıkıyordum arzuyla… Eğilip külodumu da parçalarcasına çıkardı ayağımdan… Yeni ağdaladığım, kokuladığım kadınlığıma baktı yine…

image

            -“Ahhh… Harikasın…” diye inleyerek başını kasıklarıma gömdü. Dudaklarıyla, diliyle sömürmeye başladı amımı… Bir zevk çığlığı koparıp ellerimle başını kendime bastırdım.

            -“Ohhh… Kemal… Kemal…” diye inledim.

            Amımı yalıyor, dilini sokuyordu. Öyle güzel yaladı ki fazla dayanamadım, ilk orgazmımı yaşadım. Ben kasılırken o çıplak göğüslerimi avuçlayıp sıkıyor, zevkimi daha da arttırıyordu. Sakinleşince Kemal’i kendime çektim. Gömlek düğmelerini tek tek açarken çıplak göğsünü öpüyor, kokluyordum. Gömleği fırlatıp attım. Pantolonunu da… Baksırının önünden çıkmıştı aleti, sığmıyordu küloda…

             Onu da sıyırdım. Aletini serbest, erkeğimi çırılçıplak bıraktım. Sonra da taş gibi sertleşen aleti yalayıp yutmaya başladım. Dilimle yalıyor, baştan aşağıya kadar öpe öpe taşaklarına geliyordum. Tertemiz kokan taşaklarını dilimin ucuyla, dudaklarımla okşarken sevgili öğretmenim altımda kıvranıyordu zevkle… Eşime de yapıyordum bunları sevişirken ama nedense onun gözü dışarıdaydı.

               Kemal daha fazla dayanamadı ve kalktı. Beni koltuğa oturtup  bacaklarımı araladı. Az önce ağzımdan çıkan ıslak sikini amıma dayamaya başladığında canım yandı önce… Uzun süre ilişkiye girmediğim zamanlar hep böyle oluyordu. Bir de Kemal’in siki eşiminkinden uzun ve kalındı. Çığlığı bastım dayanamayarak… Kemal de anladı zor girdiğini

            -“Ohhh… Gül… Daracıkmış amın… Harika…” diye diye sokuyordu kalınlığını içime…

             Hepsini soktuğunda mutluluktan uçuyordum. Öyle güzel bir duyguydu ki bu… Sonunda amım iyice alıştı aletine…  Zaten seks yapmaya başlamadan önce sulanmaya başlamış olan kadınlığıma rahat rahat sokup çıkarmaya başladı.

image

            Kocamın sevişmelerine benzemiyordu bu genç aygırın sevişmesi… Bir süre misyonerde gidip geldikten sonra kaldırdı, kucağına oturtturdu. Ben oturup kalkmadan o alttan vurmaya başladı amıma… O pozisyondan bıkınca beni dört ayak yaptı, arkamdan girip çıkmaya başladı. Ben bağıra bağıra sürekli bir orgazm yaşıyordum ama o hala boşalmamıştı. Direk gibi sikini sokup çıkarıyor, beni zevkten öldürüyordu. Sonunda arkamda gidip gelirken hızlanmaya başladı.

            -“Ohhh… Gül… Gül…” diye haykırırken içime boşalıyordu.

            Sormamıştı bile, öyle kendini kaybetmişti zevkten… Ben de korunduğum için umursamadım. Sonuna kadar içime boşalmasını bekledim. Döller bacaklarımdan süzülürken aygır hala gidip geliyordu. Boşalmasına rağmen sertliğini kaybetmemişti siki… Ve canım yine istemeye başlamıştı. Ama dört ayak üstünde durup kalçalarıma vurdura vurdura sikmesi yormuştu beni…

image

           Dizlerim titremeye başlayınca kalktım. Elinden tutup banyonun yolunu tuttum. Kalkık siki önünde sallana sallana beni takip etti. Ucundaki kocaman şapkasıyla keser sapı gibi görünüyordu. Hem sevimli, hem korkunç bir canavar gibiydi bacaklarının arasındaki şey…

            Banyoya gittik. Suyun altında birbirimize sarıldık sımsıkı… Sonra köpüklü duş jellerini boca edip her yerimizi köpük içinde bıraktık. Kaygan kaygan yağlı güreş pehlivanları gibi sarılıyorduk çıplak bedenlerimizle… Köpüklü sikini okşadım iki avucumun arasında, sıvazladım. Taş gibiydi avuçlarımın içinde…

            -“Dur aşkım, hemen boşalmak istemiyorum…” dedi, elimden bıraktırdı güzel sikini… Banyo bataryasına eğip köpüklü sikiyle arka deliğimi okşamaya başladı.

            -“Hayır, istemiyorum…” diyerek elimle ittim arkamdan…

            -“Mutluluğu yaşamalısın…” diyerek parmağını soktu bu kez… Sikini de amıma gömdü… Amımda gidip gelirken parmakları da arka deliğime girip çıkıyordu. Öyle zevk alıyordum ki… Artık götten sikilmek umurumda değildi. Ve o da bunu anlayınca, amımdan çıkardığı kaygan sikini parmaklarıyla alıştırdığı minik deliğime dayadı.

            -“Gevşek bırak kendini aşkım… Emin ol hoşuna gidecek sonunda… İnan bana…” diye diye devam etti işine… Gerçekten bu kez zorlanmadan başı girdi göt deliğime, sonra da yavaş yavaş ilerlemeye başladı. Parmakları alıştırmıştı girişi ama kalın alet zorlamaya başlamıştı beni…

            -“Çıkar… Lütfen çıkar Kemal… Ne olursun…” diye yalvarıyordum.

            -“Birazcık sabret Gül… Lütfen… Kırma beni…” diyerek devam etti. Nefes almak için durakladığımız biir anda da sonuna kadar kökledi arkama koca yarağını…

            -“Çıkaarrr…” diye bağırmama rağmen aldırmadı.

           Bir an hareketsiz durdu bütün kalınlığıyla arkamda… Sonra hareket etmeye başladı. Yavaş yavaş çekiyor, ucuna gelmeden tekrar yavaş yavaş gömüyordu sikini… Bunu beş dakika boyunca yaptı. Öyle ki artık alışmıştım sokup çıkarmasına… Büzüğümün kaslarında, hücrelerimde onun sikinin giriş çıkışlarını hissediyordum ve zevk alıyordum artık… Üstüme eğilip köpüklü vücudumu okşayıp, memelerimi, uçlarını sıkarken ikimiz de orgazm olduk. İnleye inleye, dizlerim titreyerek boşaldık.

            Ilık suyun altında tekrar birbirimizi yıkadık, her yerimden süzülen döllerini temizledim, arındım. Yatak odasındaki çıplak yatağın üzerine çırılçıplak serildik. Yatağın naylonu sırtımda soğuk soğuk geliyordu. Bir süre o şekilde uzandık. Banyodan aldığı tek havlusuyla o beni, ben onu kuruladık, giyindik.

            -“Beni çok mutlu ettin Gül…” dedi dudaklarımı öperek… Gülümsedim, sarılıp ben de onu öptüm,

            -“Sen de beni mutlu ettin Kemal… Unutulmaz bir gün yaşattın bana…” dedim.

 image

            O unutulmaz günün ardından bir çok gün daha yaşadık. Bir bahane uydurup buluşuyordum onunla… Öyle güzel doyuruyordu ki beni… Artık kocama seks için yalvarmama, kendimi tatmin etmeme gerek kalmamıştı. Bir gün evi boyamak istediğini söyledi Kemal laf arasında… Okul aşı nedeniyle tatildi ve o da boya yapacaktı. O gün oğlum da oyun oynamak için arkadaşının evine gittiğinden ben serbest kalmıştım. Evde yaptığım börekleri paketledim. Sevgilimin evine yollandım. Elinde boya fırçasıyla kapıyı açıp karşısında beni tulumla gördüğünde şaşırdı. Evde tek başınaydı, boyayı kendisi yapıyordu.  

            -“Seni çok özledim” dedim içeriye girerken… “Bir haftadır sevişmiyorduk gerçekten… Börekleri açıp masanın üzerine koydum. “Sana yardıma geldim aşkım… Börek de getirdim, acıkmışsındır.” O börek yerken ben çırılçıplak soyundum. Şaşkınlıkla bana bakıyordu. Bense çırılçıplak bedenime yanımda getirdiğim paketten çıkardığım tişört ve tulumu giydim. Boyacı ustası gibi dikildim karşısına…

            -“Hayrola, çalışmaya gelmiş gibi bir halin var…” dedi.

            -“Dedim ya, sana yardıma geldim.” diyerek boya dökülen yerler silmeye başladım.

            O da yanıma geldi. Beraber yapmaya başladık. Şakalaşmalar, yüzlerimize boya sürmeler, öpüşmeler derken biz işi unutmuştuk bile… Kendimizi bir anda yerde bulduk. Boya lekelerini her yere bulaştıra bulaştıra yerde yuvarlanıyor, bir o üste çıkıyor, bir ben çıkıyordum… Deli gibi öpüşüyorduk.

             Tişörtümü sıyırıp memelerimi emmeye başladı. Tulumun askılarını çözdü, ayaklarımdan çekerek çıkardı. Altımda hiçbir şey yoktu ve ben yerde çırılçıplak yatıyordum. Yine amımı yalamaya başladı şapur şupur… Beni delirtiyordu bu çocuk…

image

            -“Seni çok özledim Gül…” dedi amımı yalarken…

            -“Ben de seni Kemal… Ohhhh… Seni… Dilini… Sikini… Her şeyini özledim senin…” diye kıvranıyordum altında… “Hadi sen de sikini ver bana, ben de seni yalayıp tadına bakayım aşkım… Ohhhh… Hadi….”

            Üstünde ne varsa çıkarıp attı o da… Sikini ağzıma verdi, yalamaya başladım. Dayanamaz hale gelince bacaklarımı aralayıp içime girdi. Öyle güzel sikiyordu ki, kısa sürede bulutların üstünde gezmeye başladım. Kıvranıyordum altında, kalçalarımı çalkalıyor, o vurdukça ben kendimi yukarıya atıyordum. Haykırıyordum bir yandan…

            -“Daha hızlı Kemal… Daha hızlı sik beni… Vur… Göm amıma… Sik beni… Ohhh… Çok güzel…”

image

            Yarım saat boyunca sikti beni… Her pozisyonda, odanın her yerinde… Sonunda sırtüstü yatarken amımdan çıkarıp göbeğime, memelerime attırmaya başladı. Yüzüme geliyordu spermleri, dilimle yalıyordum. Fıskiye gibi boşalıyordu üstüme… Son damlaları sikini ağzıma dayayıp yalattırdı bana… Her zaman olduğu gibi ben yalarken siki inmesine fırsat kalmadan tekrar sertleşmişti. Çevirip bir de arkamdan becerdi beni… Ne o doyuyordu, ne ben doymak biliyordum. Üç saat boyunca sikti beni her yerimi haşat etti… Deliler gibi seviştik…

            Boya işi yatmıştı tabi o gün… Banyomuzu yapıp giyindik. Kendimizi koltuğun üstüne attık yorgun argın… Başını bana çevirdi, elimi tuttu.

            -“Gülüm… Yarın annem buraya geliyor…” dedi. Yüzüne baktım. Tartmak ister gibi bakıyordu yüzüme… “Geçen hafta yoktum biliyorsun. Memlekete gittim birkaç gün ve nişanlandım. Yakında evleneceğim. Artık  sevişemeyeceğiz.” Şaşırdım, yüzüne bakıp kaldım. Üzgün bir sesle devam etti.

            -“Sana söyleyemedim bir türlü… Bugün söyleyecektim, ama sen adeta üstüme saldırınca yapamadım.” Tekrar yüzüme baktı. “Kızdın mı bana Gül?” Boynuna sarıldım,

            -“Neden kızayım Kemal?” dedim gülümseyerek, öptüm. “Sen nişanlıysan, ben de evliyim aşkım…  Bir macera yaşadık ikimiz de… Ve çok mutlu oldum kendi adıma… Biliyorum ki sen de mutlu oldun…”

            Kemal de sımsıkı sarıldı. Tekrar soydu beni… Bu kez son defa sevişecektik ve ilk seviştiğimiz koltuğun üstünde bacaklarımın arasında noktaladık yaşadığımız kaçamakları…Son olmasının bilinciyle… Tadını çıkara çıkara…

image

            Banyomuzu yapıp giyindik tekrar… Beni eve götürmek istedi. Islak saçlarla kol kola apartmandan çıktığımızda kapının önünde kocamın iş arkadaşı Sinan’la burun buruna geldik. Hayretle yüzüme bakıyordu. Islak saçlarımdan, yanımda koluma girmiş Kemal’in varlığından olayımızı anladı, bir şey söylemeden gülümseyerek geçti yanımdan…

            Kemal farkında değildi. O konuşarak yanımda yürürken başımı çevirip arkama baktım. Sinan da ileride sokağın köşesinde durmuş, bize bakıyordu. İçimden “Eyvah…” diye geçirdim. Önümüzdeki günlerde bambaşka şeyler yaşayacaktım.

            Bekleyip görelim bakalım…

 image

To Tumblr, Love Pixel Union
Azgın izlemiş. :) Tek elinizle zor olmustur di mi